Kârlılık İçin Müşteri Segmentasyonu
Bir işletmenin en büyük yanılgılarından biri, bütün müşterileri aynı değerde görmesidir. Oysa her müşteri aynı değildir. Her müşteri aynı kârı bırakmaz, aynı zamanı almaz, aynı ödemeyi yapmaz, aynı sadakati göstermez ve aynı riski taşımaz.
Bazı müşteriler çok konuşur ama az alır.
Bazı müşteriler az konuşur ama düzenli alır.
Bazı müşteriler yüksek ciro getirir ama düşük kâr bırakır.
Bazı müşteriler küçük sipariş verir ama yıllarca sadık kalır.
Bazı müşteriler iyi ödeme yapar.
Bazı müşteriler sürekli pazarlık eder.
Bazı müşteriler işletmenin itibarını artırır.
Bazı müşteriler işletmenin zamanını, enerjisini ve huzurunu tüketir.
Bu yüzden bir işletmede gerçek kârlılık sadece ürünleri analiz ederek bulunmaz. Müşterileri de analiz etmek gerekir.
Kârlılık için müşteri segmentasyonu, müşterileri sadece yaş, şehir, gelir seviyesi veya satın aldığı ürüne göre ayırmak değildir. Daha derin bir bakışla, her müşteri grubunun işletmeye ne kadar kâr, ne kadar tekrar satış, ne kadar zaman maliyeti, ne kadar ödeme güvenliği, ne kadar tavsiye gücü ve ne kadar problem getirdiğini anlamaktır.
Bir işletme bu ayrımı yapmadığında, en değerli müşterilerini sıradan müşteri gibi görür. En çok zaman alan müşterilerini de önemli müşteri zanneder. Sonuçta işletme çok çalışır ama yeterince kâr etmez.
Her müşteri değerli olabilir, ama her müşteri aynı derecede kârlı değildir
İşletme ahlakı açısından her müşteriye saygılı davranmak gerekir. Fakat yönetim açısından her müşteriyi aynı kaynakla, aynı zamanla ve aynı öncelikle yönetmek doğru değildir.
Bir müşteriye saygılı davranmak başka şeydir.
Her müşteriye aynı stratejik değeri vermek başka şeydir.
Bir müşteri küçük alışveriş yapabilir ama düzenli ve sorunsuz olabilir. Bu müşteri işletme için değerlidir. Başka bir müşteri büyük alışveriş yapabilir ama sürekli indirim ister, ödeme geciktirir, teslimat sürecini zorlaştırır, çalışanları yorar ve satış sonrası sürekli sorun çıkarır. Bu müşteri yüksek cirolu görünse bile düşük kârlı olabilir.
Bu nedenle işletme sahibi şu soruyu sormalıdır:
Bu müşteri bana sadece satış mı getiriyor, yoksa gerçek kâr mı getiriyor?
Çünkü satış ile kâr aynı şey değildir. Ciro ile işletme değeri aynı şey değildir. Kalabalık müşteri trafiği ile sağlıklı büyüme aynı şey değildir.
Kârlı müşteri, işletmeye para kazandıran, zaman kaybettirmeyen, ödeme güvenliği olan, tekrar satın alma ihtimali yüksek olan, işletmenin değerini anlayan ve uzun vadede ilişki kurulabilecek müşteridir.
Kârlılık için müşteri segmentasyonu neden gereklidir?
Küçük işletmelerde ve dükkanlarda çoğu zaman müşteri yönetimi sezgiyle yapılır. Dükkan sahibi kimin iyi müşteri olduğunu hisseder. Fakat büyümek isteyen işletme sadece sezgiyle yönetilemez. Sezgi değerlidir, ama tek başına yeterli değildir.
Müşteri segmentasyonu, işletme sahibine daha net bir tablo verir.
Hangi müşteri grubu daha çok kâr bırakıyor?
Hangi müşteri grubu daha çok zaman alıyor?
Hangi müşteri grubu fiyatı değil değeri önemsiyor?
Hangi müşteri grubu sürekli pazarlık ediyor?
Hangi müşteri grubu tekrar geliyor?
Hangi müşteri grubu tavsiye müşteri getiriyor?
Hangi müşteri grubu işletmenin kalitesine uygun?
Hangi müşteri grubu işletmeyi yanlış yöne çekiyor?
Bu sorular cevaplandığında işletme daha bilinçli karar verir.
Kime daha fazla zaman ayrılmalı?
Kime özel teklif hazırlanmalı?
Kime daha seçici yaklaşılmalı?
Hangi müşteriler için yeni ürün grubu oluşturulmalı?
Hangi müşteri grubuna pazarlama yapılmalı?
Hangi müşteri grubu işletmenin ana hedef kitlesi olmamalı?
Kârlılık için müşteri segmentasyonu, işletmenin müşteriye değil, doğru müşteriye odaklanmasını sağlar.
Ciroya göre değil, gerçek kâra göre müşteri analizi yapılmalıdır
Birçok işletme müşteriyi sadece harcadığı toplam para üzerinden değerlendirir. Bu eksik bir bakıştır.
Bir müşteri yılda 10.000 euro alışveriş yapabilir. Başka bir müşteri yılda 4.000 euro alışveriş yapabilir. İlk bakışta 10.000 euroluk müşteri daha değerli görünür. Fakat detaylara bakıldığında tablo değişebilir.
10.000 euroluk müşteri çok indirim alıyorsa, ödemeyi geç yapıyorsa, çok fazla zaman alıyorsa, sürekli değişiklik istiyorsa, teslimat sürecini zorlaştırıyorsa ve satış sonrası çok sorun çıkarıyorsa gerçek kârı düşük olabilir.
4.000 euroluk müşteri ise yüksek marjlı ürün alıyorsa, ödeme konusunda güvenilirse, karar süreci hızlıysa, çalışanları yormuyorsa, tekrar geliyorsa ve çevresine tavsiye ediyorsa işletme için daha kârlı olabilir.
Bu yüzden müşteri değeri sadece ciro ile ölçülmemelidir.
Gerçek müşteri değeri şu unsurlarla ölçülmelidir:
bıraktığı brüt kâr,
ödemedeki güvenilirlik,
karar verme hızı,
zaman maliyeti,
problem çıkarma seviyesi,
tekrar satın alma ihtimali,
tavsiye getirme gücü,
işletmenin marka algısına katkısı,
uzun vadeli ilişki potansiyeli.
Kârlı müşteri her zaman en çok para harcayan müşteri değildir. Kârlı müşteri, işletmeye en sağlıklı değeri bırakan müşteridir.
Müşterinin zaman maliyeti hesaba katılmalıdır
Bir müşterinin işletmeye maliyeti sadece ürün maliyeti değildir. Zaman maliyeti de vardır.
Müşteriyle kaç kez konuşuldu?
Kaç kez fiyat değiştirildi?
Kaç kez ürün gösterildi?
Kaç kez ölçü, model, renk veya teklif yeniden düzenlendi?
Kaç çalışan bu müşteriyle ilgilendi?
Satış sonrası kaç kez geri dönüş yapıldı?
Şikâyet süreci ne kadar zaman aldı?
Bu sorular çoğu işletmede hesaplanmaz. Ama aslında kârlılığın önemli bir parçasıdır.
Bir müşteri 1.000 euro alışveriş yapabilir. Fakat bu satış için 6 saat görüşme, 3 teklif revizyonu, 20 mesaj, 2 ziyaret ve uzun pazarlık gerekiyorsa, bu müşterinin gerçek kârlılığı düşer.
Başka bir müşteri 700 euro alışveriş yapabilir. Fakat ne istediğini bilir, güvenle karar verir, ödemesini düzenli yapar ve süreci kolaylaştırırsa daha kârlı olabilir.
Bu yüzden müşteri segmentasyonu yapılırken şu kavram önemlidir:
Müşteri başına net zaman değeri.
İşletme sahibi sadece “Bu müşteri ne kadar harcadı?” diye sormamalıdır. Aynı zamanda “Bu müşteriyi kazanmak ve yönetmek için ne kadar zaman harcadık?” diye de sormalıdır.
Zamanı hesaba katmayan işletme, çok çalışıp az kazandığını geç fark eder.
Müşterileri fiyat hassasiyetine göre ayırmak gerekir
Her müşteri fiyatla karar vermez. Bazı müşteriler için en ucuz olmak önemlidir. Bazıları için güven önemlidir. Bazıları için kalite önemlidir. Bazıları için hız önemlidir. Bazıları için prestij önemlidir. Bazıları için hizmetin kişisel olması önemlidir.
Eğer işletme bütün müşterilere aynı satış diliyle yaklaşırsa hata yapar.
Fiyat odaklı müşteri sürekli karşılaştırır, indirim ister ve çoğu zaman en ucuz alternatife kayabilir. Bu müşteri grubu doğru yönetilmezse işletmenin kâr marjını aşağı çeker.
Değer odaklı müşteri ise ürünün kalitesini, hizmetin güvenilirliğini, işletmenin tecrübesini, teslimat disiplinini ve satış sonrası ilgiyi önemser. Bu müşteri daha yüksek fiyat ödeyebilir ama karşılığında güven ister.
Premium müşteri daha seçicidir. Acele ettirilmek istemez. Malzeme, detay, sunum, marka algısı ve profesyonel yaklaşım bekler. Bu müşteri yüksek kâr bırakabilir ama ona uygun iletişim gerekir.
Kurumsal müşteri sistem, netlik, teklif dosyası, zamanında teslimat, güven ve uzun vadeli ilişki arar. Bu müşteri tek satıştan çok tekrar iş potansiyeli taşır.
Bu nedenle müşteri segmentasyonu fiyat hassasiyetini mutlaka içermelidir.
Müşteri fiyat mı soruyor, değer mi arıyor?
Sadece indirim mi istiyor, yoksa doğru çözüm mü istiyor?
Ucuz alternatifi mi arıyor, yoksa güvenli satın alma mı istiyor?
Bir kere mi alacak, yoksa uzun vadeli ilişki mi kurabilir?
Bu ayrım yapılmadan doğru satış stratejisi kurulamaz.
Müşteri segmentasyonu sadece pazarlama için değil, işletme yönetimi için de gereklidir
Müşteri segmentasyonu genellikle pazarlama konusu gibi görülür. Fakat aslında işletme yönetiminin merkezinde yer alır.
Çünkü müşteri segmentleri şu kararları etkiler:
hangi ürünler stoklanacak,
hangi hizmetler geliştirilecek,
hangi fiyat seviyesi korunacak,
hangi müşteriye ne kadar zaman ayrılacak,
hangi kampanya yapılacak,
hangi personel eğitilecek,
hangi iletişim dili kullanılacak,
hangi müşteri grubundan uzak durulacak,
hangi müşteri grubuna daha fazla yatırım yapılacak.
Eğer işletmenin hedef müşteri grubu net değilse, ürün seçimi de dağılır, fiyatlandırma da bozulur, pazarlama dili de karışır.
Bir işletme aynı anda hem en ucuz, hem en kaliteli, hem en hızlı, hem en özel, hem en lüks, hem en yaygın olmak isterse stratejik bulanıklık yaşar. Her müşteri grubuna aynı anda hitap etmeye çalışmak, işletmenin kimliğini zayıflatır.
Kârlılık için müşteri segmentasyonu, işletmeye şu netliği kazandırır:
Biz kime hizmet etmek istiyoruz?
Kime hizmet etmek istemiyoruz?
Hangi müşteriler işletmemizi büyütür?
Hangi müşteriler bizi sürekli düşük fiyata zorlar?
Hangi müşteriler marka değerimizi yükseltir?
Hangi müşteriler sistemimizi yorar?
Bu soruların cevabı işletmenin stratejisini belirler.
En temel müşteri segmentleri nasıl kurulabilir?
Her işletme kendi yapısına göre farklı segmentler kurabilir. Fakat küçük işletmeler ve dükkanlar için başlangıçta basit bir sistem yeterlidir.
Müşteriler şu şekilde sınıflandırılabilir:
yüksek kârlı müşteriler,
düzenli müşteriler,
premium müşteriler,
fiyat odaklı müşteriler,
çok zaman alan müşteriler,
problemli müşteriler,
tavsiye getiren müşteriler,
kurumsal müşteriler,
potansiyel büyüme müşterileri,
kaybedilmiş ama geri kazanılabilir müşteriler.
Bu sınıflandırma işletmeye büyük bir farkındalık kazandırır.
Yüksek kârlı müşteriler korunmalıdır.
Düzenli müşteriler sadakat sistemiyle güçlendirilmelidir.
Premium müşteriler özel hizmet diliyle yönetilmelidir.
Fiyat odaklı müşteriler kontrollü şekilde ele alınmalıdır.
Çok zaman alan müşterilerin süreçleri standartlaştırılmalıdır.
Problemli müşteriler işletmenin sistemini bozmamalıdır.
Tavsiye getiren müşteriler değerli ilişki kaynağı olarak görülmelidir.
Kurumsal müşteriler için daha profesyonel teklif ve takip sistemi kurulmalıdır.
Potansiyel büyüme müşterileri zamanla daha yüksek değere taşınmalıdır.
Kaybedilmiş müşteriler doğru sebeple analiz edilmelidir.
Segmentasyonun amacı müşterileri küçümsemek değildir. Amaç, işletmenin kaynaklarını daha bilinçli kullanmaktır.
A sınıfı müşteriler kimlerdir?
A sınıfı müşteriler, işletmenin en değerli müşteri grubudur. Bu müşteriler sadece yüksek harcama yapan kişiler değildir. Gerçekten sağlıklı değer getiren müşterilerdir.
A sınıfı müşteri genellikle şu özelliklere sahiptir:
işletmenin değerini anlar,
kaliteye önem verir,
fiyatı tek karar ölçütü yapmaz,
ödeme konusunda güvenilirdir,
tekrar satın alma ihtimali yüksektir,
personelle saygılı iletişim kurar,
gereksiz zaman kaybettirmez,
tavsiye müşteri getirebilir,
işletmenin marka algısına uygundur,
uzun vadeli ilişki kurulabilir.
Bu müşterilere özel ilgi gösterilmelidir. Ama bu ilgi sadece indirim anlamına gelmemelidir.
A sınıfı müşteriye indirimden önce güven, hız, öncelik, özel bilgilendirme, kaliteli hizmet, düzenli takip, yeni ürün haberi, kişisel hatırlama ve daha iyi deneyim sunulmalıdır.
Çünkü değerli müşteri her zaman indirim beklemez. Çoğu zaman iyi hizmet, güven ve profesyonel yaklaşım bekler.
İşletme A sınıfı müşterilerini tanımıyorsa, en değerli müşteri grubunu tesadüfen yönetiyor demektir.
B sınıfı müşteriler nasıl değerlendirilmelidir?
B sınıfı müşteriler, işletme için potansiyel taşıyan ama henüz en yüksek değere ulaşmamış müşterilerdir.
Bu müşteriler düzenli olabilir ama düşük hacimli alışveriş yapıyor olabilir. İşletmeye güveniyor olabilir ama henüz daha yüksek değerli ürünlere geçmemiş olabilir. Fiyat konusunda hassas olabilir ama doğru anlatımla kaliteye yönelebilir. Birkaç kez alışveriş yapmış olabilir ama sadık müşteri haline gelmemiş olabilir.
B sınıfı müşteriler için amaç, onları A sınıfına taşımaktır.
Bunun için işletme şu soruları sormalıdır:
Bu müşteri neden daha yüksek değerli ürün almıyor?
Kalite farkını yeterince anlatıyor muyuz?
Bu müşteriye doğru zamanda doğru teklif sunuyor muyuz?
Tekrar alışveriş için takip yapıyor muyuz?
Bu müşterinin ihtiyacını gerçekten anlıyor muyuz?
Satış sonrası ilişkiyi sürdürüyor muyuz?
B sınıfı müşteriler doğru yönetilirse işletmenin büyüme alanı olur. Yanlış yönetilirse pasif müşteri olarak kalırlar.
C sınıfı müşteriler işletmeyi nasıl etkiler?
C sınıfı müşteriler, düşük kârlı, yüksek zaman maliyetli veya işletmenin hedef yapısına uygun olmayan müşteri grubu olabilir.
Bu müşteriler mutlaka kötü müşteri değildir. Fakat işletmenin büyüme ve kârlılık hedefi açısından dikkatli yönetilmesi gerekir.
C sınıfı müşterilerin bazı özellikleri şunlar olabilir:
sürekli en düşük fiyatı ister,
çok fazla zaman alır,
karar vermez ama sürekli soru sorar,
çok sayıda teklif ister ama satın almaz,
ödemeyi geciktirir,
teslimat sonrası sürekli ek talepte bulunur,
işletmenin kalite algısını düşürür,
personelin enerjisini tüketir,
yüksek kâr bırakmaz.
Bu müşteri grubuna kızmak yerine sistem kurmak gerekir.
Standart cevaplar hazırlanmalıdır.
Teklif süreci sınırlanmalıdır.
Ücretsiz danışmanlık alanı kontrol edilmelidir.
Fiyat politikası net olmalıdır.
Ödeme şartları açık olmalıdır.
Değişiklik talepleri kurala bağlanmalıdır.
Personel bu müşterileri nasıl yöneteceğini bilmelidir.
Her müşteriye sınırsız zaman ayırmak iyi hizmet değildir. Bazen iyi hizmet, sınırları doğru koymaktır.
Kârlı müşteri ile sorunlu müşteri karıştırılmamalıdır
Bazı müşteriler yüksek ödeme yaptığı için otomatik olarak değerli sanılır. Fakat yüksek ödeme yapan her müşteri kârlı değildir.
Bir müşteri yüksek fiyatlı bir iş yaptırabilir. Ama sürekli değişiklik isterse, personeli yıpratırsa, ödemeyi geciktirirse, teslimattan sonra haksız taleplerle gelirse ve işletmenin huzurunu bozarsa bu müşteri gerçek anlamda değerli olmayabilir.
Aynı şekilde küçük alışveriş yapan bir müşteri de değersiz değildir. Eğer düzenli geliyorsa, ödeme güvenliği varsa, çevresine tavsiye ediyorsa ve işletmenin sistemini yormuyorsa değerli olabilir.
İşletme sahibi müşteriyi sadece kasaya giren para ile değil, işletmeye bıraktığı toplam etki ile değerlendirmelidir.
Gerçek kârlılık şunların toplamıdır:
para,
zaman,
risk,
huzur,
tekrar satış,
tavsiye,
marka algısı,
ödeme güvenliği.
Bu nedenle kârlı müşteri, sadece satın alan müşteri değil; işletmenin sağlıklı büyümesine katkı veren müşteridir.
Müşteri segmentasyonu fiyatlandırmayı nasıl güçlendirir?
Müşteri segmentasyonu yapılmadan fiyatlandırma zayıf kalır. Çünkü işletme hangi müşteri grubuna göre fiyat belirlediğini bilmez.
Eğer fiyatlar sadece en ucuz müşteri grubuna göre belirlenirse, işletme yüksek değerli müşterilerden yeterli kâr elde edemez. Eğer fiyatlar sadece premium müşteriye göre belirlenirse, bazı orta segment müşteriler kaybedilebilir.
Bu yüzden işletme ürün ve hizmetlerini müşteri segmentlerine göre konumlandırmalıdır.
Giriş seviyesi ürünler fiyat hassasiyeti olan müşteriler için olabilir.
Orta segment ürünler düzenli ve güven arayan müşteriler için olabilir.
Premium ürünler kalite, prestij ve özel hizmet isteyen müşteriler için olabilir.
Kurumsal paketler B2B müşteriler için olabilir.
Özel hizmetler yüksek değerli müşteriler için olabilir.
Bu yapı işletmeye esneklik kazandırır. İşletme herkese aynı ürünü aynı dille satmaya çalışmaz. Her müşteri grubuna uygun değer seviyesi sunar.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: segmentasyon, kalitesiz hizmet sunmak anlamına gelmez. Her segmentte dürüstlük, netlik ve güven korunmalıdır. Fark, hizmet derinliği, ürün seviyesi, hız, kişiselleştirme ve fiyat yapısında olabilir.
Dükkan ve mağazalarda müşteri segmentasyonu nasıl uygulanır?
Dükkanlarda müşteri segmentasyonu çok karmaşık programlarla başlamak zorunda değildir. Basit bir defter, tablo, WhatsApp etiketi veya müşteri takip sistemiyle başlanabilir.
Önce son 6 veya 12 ayın müşterileri gözden geçirilir. Sonra her müşteri için şu sorular sorulur:
Ne aldı?
Ne kadar harcadı?
Hangi ürün grubunu tercih etti?
Kâr marjı yüksek miydi?
Kaç kez geldi?
Ödeme düzeni nasıldı?
Karar süreci kolay mıydı?
Çok zaman aldı mı?
Şikâyet veya sorun çıkardı mı?
Tavsiye müşteri getirdi mi?
Tekrar satış potansiyeli var mı?
Hangi müşteri grubuna benziyor?
Bu bilgilerle basit bir müşteri tablosu hazırlanabilir.
Müşteri adı,
ürün grubu,
ciro,
tahmini kâr,
zaman maliyeti,
ödeme güveni,
tekrar potansiyeli,
tavsiye potansiyeli,
müşteri segmenti,
sonraki aksiyon.
Bu tablo işletme sahibine gözle görülür bir gerçeklik sunar. O zaman işletme sadece “kim çok alışveriş yaptı?” sorusunu değil, “kim gerçekten değerli?” sorusunu cevaplamaya başlar.
Segmentasyon satış dilini değiştirir
Her müşteri grubuna aynı cümlelerle satış yapılmaz.
Fiyat odaklı müşteriye kaliteyi uzun uzun anlatmak yeterli olmayabilir. Ona fiyatın içinde ne olduğu, uzun vadede ne kazandığı ve ucuz seçeneğin riskleri net anlatılmalıdır.
Değer odaklı müşteriye sadece indirimden bahsetmek yanlış olur. Ona malzeme, işçilik, güven, teslimat, garanti, uzmanlık ve deneyim anlatılmalıdır.
Premium müşteriye aceleci, kalabalık ve sıradan bir satış dili kullanılmamalıdır. Ona sakin, seçici, profesyonel ve detaylı bir yaklaşım gerekir.
Kurumsal müşteriye sadece samimiyet yetmez. Ona sistem, kapasite, süreç, teklif netliği, teslimat güveni ve uzun vadeli çalışma düzeni gösterilmelidir.
Sadık müşteriye sürekli yeni müşteri gibi davranmak da hatadır. Onun geçmiş alışverişi hatırlanmalı, tercihleri bilinmeli ve ilişki korunmalıdır.
Segmentasyon satış dilini keskinleştirir. Müşteri kendisine daha uygun bir iletişimle karşılaşır. Bu da hem satış ihtimalini hem müşteri memnuniyetini artırır.
Pazarlama bütçesi doğru müşteri segmentine harcanmalıdır
Küçük işletmelerin pazarlama bütçesi sınırlıdır. Bu yüzden reklam, içerik, sosyal medya, broşür, e-posta veya WhatsApp mesajı herkese aynı şekilde yapılmamalıdır.
En büyük hata, en düşük kârlı müşteri grubuna en fazla pazarlama enerjisini harcamaktır.
Eğer işletme sürekli indirim arayan müşterileri çekiyorsa, zamanla fiyat savaşına girer. Eğer işletme kalite ve güven arayan müşterileri çekiyorsa, daha sağlıklı kâr yapabilir. Eğer işletme premium müşteriyi hedefliyorsa, pazarlama dili de ona göre olmalıdır.
Pazarlama şu soruya cevap vermelidir:
Biz hangi müşteriyi daha çok çekmek istiyoruz?
Daha çok müşteri çekmek her zaman iyi değildir. Yanlış müşteri kitlesini çok çekmek işletmeyi yorar. Doğru müşteri kitlesini daha az sayıda çekmek daha yüksek kâr getirebilir.
Bu yüzden segmentasyon pazarlamanın temelidir.
Müşteri segmentasyonu ürün seçimini de etkiler
Bir işletmenin ürünleri, hedeflediği müşteri segmentine göre şekillenmelidir.
Eğer müşteri kitlesi kalite odaklıysa, ürün seçimi kaliteyi desteklemelidir. Eğer müşteri kitlesi premium ise, ürün sunumu, ambalaj, mağaza atmosferi ve iletişim dili buna göre olmalıdır. Eğer müşteri kitlesi hızlı ve pratik çözüm arıyorsa, ürünler kolay anlaşılır ve hızlı teslim edilebilir olmalıdır.
Yanlış ürün doğru müşteriyi kaçırabilir. Yanlış müşteri de doğru ürünü değersiz gösterebilir.
Örneğin çok kaliteli bir ürün, sürekli ucuzluk arayan bir müşteri kitlesine sunulursa pahalı algılanabilir. Aynı ürün, kalite arayan doğru müşteri kitlesine sunulursa değerli algılanır.
Bu nedenle müşteri segmentasyonu ile ürün stratejisi birlikte düşünülmelidir.
Hangi müşteri hangi ürünü alıyor?
Hangi ürün hangi müşteri grubunu çekiyor?
Hangi müşteri grubu en yüksek marjlı ürünleri tercih ediyor?
Hangi ürünler düşük kârlı müşterileri çekiyor?
Hangi ürünler marka değerini yükseltiyor?
Bu sorular ürün portföyünü daha kârlı hale getirir.
En değerli müşteri segmenti her işletmede farklıdır
Her işletme için tek bir ideal müşteri segmenti yoktur. Bir işletme için en değerli müşteri premium bireysel müşteri olabilir. Başka bir işletme için kurumsal müşteri olabilir. Bir başka işletme için düzenli küçük alışveriş yapan sadık müşteri olabilir. Bir üretici için en değerli müşteri B2B alıcı olabilir. Bir dükkan için en değerli müşteri çevresine tavsiye getiren yerel müşteri olabilir.
Bu yüzden işletme başkasının müşteri stratejisini kopyalamamalıdır. Kendi gerçek verisine bakmalıdır.
Kendi müşterilerim kim?
Kim bana para kazandırıyor?
Kim bana zaman kaybettiriyor?
Kim tekrar geliyor?
Kim beni tavsiye ediyor?
Kim fiyatımı sürekli aşağı çekiyor?
Kim markama değer katıyor?
Kim işletmemin geleceğine uygun?
Bu soruların cevabı her işletmede farklıdır.
Kârlılık için müşteri segmentasyonu, işletmenin kendi ideal müşterisini keşfetmesini sağlar.
Segmentasyon müşteriyi dışlamak değil, işletmeyi bilinçli yönetmektir
Bazı işletme sahipleri müşteri segmentasyonu fikrinden rahatsız olabilir. Çünkü müşterileri sınıflandırmak soğuk veya ayrımcı görünebilir. Fakat doğru anlaşıldığında segmentasyon müşteriyi değersizleştirmek değildir.
Segmentasyon, işletmenin hizmetini daha doğru sunmasıdır.
Her müşteriye aynı ürün önerilmez.
Her müşteriye aynı teklif hazırlanmaz.
Her müşteriye aynı iletişim dili kullanılmaz.
Her müşteriye aynı zaman ayrılmaz.
Her müşteri aynı takip sürecine alınmaz.
Her müşteri aynı fiyat beklentisine sahip değildir.
Bu farklılıkları bilmek müşteriye daha iyi hizmet vermeyi sağlar.
Fiyat odaklı müşteri net ve basit seçenek ister.
Premium müşteri detay ve güven ister.
Kurumsal müşteri süreç ve düzen ister.
Sadık müşteri hatırlanmak ister.
Yeni müşteri yönlendirilmek ister.
Kararsız müşteri karar kolaylığı ister.
Segmentasyon müşteriyi anlamanın bir yoludur. Doğru kullanılırsa hem müşteri memnuniyetini hem işletme kârlılığını artırır.
Kârlılık için müşteri segmentasyonu nasıl başlatılır?
Bir işletme bu sistemi kurmak için büyük bir danışmanlık projesine ihtiyaç duymayabilir. İlk adım basit olabilir.
Önce son 50 veya 100 müşteri incelenir. Her müşteri için kısa notlar yazılır. Sonra müşteriler 4 ana başlık altında değerlendirilir:
kâr,
zaman,
tekrar satış,
risk.
Her müşteriye bu başlıklarda düşük, orta veya yüksek not verilebilir.
Kâr yüksek mi?
Zaman maliyeti düşük mü?
Tekrar satış ihtimali var mı?
Ödeme ve problem riski düşük mü?
Bu analizden sonra müşteriler şu gruplara ayrılabilir:
A grubu: yüksek kâr, düşük sorun, yüksek tekrar potansiyeli.
B grubu: orta kâr, geliştirilebilir potansiyel.
C grubu: düşük kâr, yüksek zaman maliyeti veya düşük uygunluk.
Risk grubu: ödeme, şikâyet, aşırı pazarlık veya sistem bozma riski taşıyan müşteriler.
Sonra her grup için ayrı aksiyon planı yapılır.
A grubu korunur.
B grubu geliştirilir.
C grubu standart süreçlerle yönetilir.
Risk grubu için net sınırlar konur.
Bu kadar basit bir başlangıç bile işletmenin kâr bilincini güçlendirir.
Segmentlere göre takip sistemi kurulmalıdır
Müşterileri ayırmak yeterli değildir. Her segment için takip sistemi kurulmalıdır.
A grubu müşteriler için özel takip yapılabilir. Yeni ürünler önceden bildirilebilir. Özel randevu verilebilir. Satış sonrası ilgi daha dikkatli sürdürülebilir.
B grubu müşteriler için eğitim, bilgilendirme ve değer anlatımı yapılabilir. Daha iyi ürünlere geçiş kolaylaştırılabilir. Tekrar alışveriş için hatırlatma sistemi kurulabilir.
C grubu müşteriler için standart mesajlar, net fiyat listesi, sınırlı teklif süreci ve daha kontrollü iletişim uygulanabilir.
Kurumsal müşteriler için teklif dosyası, teslimat planı, proje takibi ve düzenli ilişki yönetimi gerekir.
Premium müşteriler için güven, detay, özel sunum ve sakin satış dili önemlidir.
Sadık müşteriler için hatırlama, teşekkür, özel bilgilendirme ve ilişki devamlılığı gerekir.
Müşteri segmentasyonu takip sistemiyle birleştiğinde gerçek yönetim aracına dönüşür.
Yanlış müşteri segmenti işletmenin yönünü bozar
Bir işletmenin sürekli yanlış müşteri grubuna hizmet vermesi, uzun vadede işletmenin kimliğini bozar.
Sürekli ucuzluk arayan müşterilere hizmet eden bir işletme, zamanla fiyatını savunamaz hale gelir. Sürekli acele isteyen müşterilere hizmet eden bir işletme kaliteyi riske atabilir. Sürekli problem çıkaran müşterilere fazla zaman ayıran bir işletme iyi müşterilerini ihmal edebilir.
Yanlış müşteri segmenti şu sonuçları doğurabilir:
kâr marjı düşer,
personel yorulur,
işletme sahibi tükenir,
kalite algısı zayıflar,
doğru müşteriye zaman kalmaz,
marka ucuzlukla anılmaya başlar,
işletmenin stratejik yönü bulanıklaşır.
Bu yüzden müşteri seçimi, işletme stratejisinin en önemli parçalarından biridir.
Herkese satış yapmak büyüme değildir. Doğru müşteriye satış yapmak sağlıklı büyümedir.
Kârlı büyüme için müşteri portföyü temizlenmelidir
İşletmeler bazen ürün portföyünü temizler ama müşteri portföyünü temizlemeyi düşünmez. Oysa bazı müşteri ilişkileri işletmeye zarar veriyor olabilir.
Bu, müşteriyi kovmak anlamına gelmez. Daha doğru ifade şudur: işletme kendi sınırlarını, şartlarını ve hizmet modelini netleştirir.
Düşük kârlı işler için minimum sipariş değeri belirlenebilir.
Sürekli değişiklik isteyen işler için revizyon sınırı konabilir.
Ödeme geciktiren müşteriler için peşinat şartı getirilebilir.
Çok fazla zaman alan müşteriler için danışmanlık süreci ücretlendirilebilir.
Premium hizmet isteyen müşteriler için ayrı hizmet paketi oluşturulabilir.
Fiyat odaklı müşteriler için daha standart ürün grubu sunulabilir.
Bu yaklaşım işletmeyi daha sağlıklı hale getirir.
Kârlı büyüme için bazen daha fazla müşteri değil, daha doğru müşteri gerekir.
Müşteri segmentasyonu işletme sahibine özgürlük kazandırır
İşletme sahibi her müşteriye aynı enerjiyle yetişmeye çalıştığında yorulur. Zamanı dağılır, kararları zayıflar, en değerli müşterilere yeterli ilgi gösteremez.
Segmentasyon, işletme sahibine öncelik kazandırır.
Hangi müşteriyle bizzat ilgilenmeli?
Hangi müşteriyi personel yönetebilir?
Hangi müşteri için standart süreç yeterlidir?
Hangi müşteri özel teklif ister?
Hangi müşteri yüksek değerli ilişki taşır?
Hangi müşteri işletme sahibinin zamanını tüketir?
Bu ayrım yapıldığında işletme sahibi daha bilinçli çalışır.
Her müşteriye aynı yoğunlukla hizmet etmek zorunda kalmaz. İşletme kaynakları doğru yere gider. Personel daha net çalışır. Satış süreci daha kontrollü olur. Kâr daha görünür hale gelir.
Kârlılık için müşteri segmentasyonu sadece satış aracı değil, işletme sahibinin zamanını ve enerjisini koruyan bir yönetim sistemidir.
Sonuç: Kârlılık doğru müşteriyi tanımakla başlar
Bir işletme daha çok çalışarak değil, daha doğru çalışarak kârını artırır. Daha doğru çalışmanın en önemli yollarından biri de müşterileri doğru anlamaktır.
Her müşteri aynı değildir. Her satış aynı değerde değildir. Her yüksek ciro işletmeye yüksek kâr getirmez. Her küçük müşteri de önemsiz değildir.
Gerçek soru şudur:
Hangi müşteriler işletmemizi gerçekten büyütüyor?
Bu sorunun cevabı bulunmadan kârlı büyüme zorlaşır.
Kârlılık için müşteri segmentasyonu, işletmenin müşterilerini kâr, zaman, ödeme güvenliği, tekrar satış, tavsiye gücü, risk ve marka uyumu açısından değerlendirmesidir. Bu sistem sayesinde işletme hangi müşteriye yatırım yapacağını, hangi müşteriyi geliştireceğini, hangi müşteriyi standart süreçle yöneteceğini ve hangi müşteri grubundan uzak duracağını daha net görür.
Doğru müşteri segmentasyonu işletmeye şu faydaları sağlar:
kâr marjı daha görünür olur,
satış enerjisi doğru müşteriye yönelir,
zaman kaybı azalır,
fiyatlandırma güçlenir,
premium müşteri daha iyi yönetilir,
sadık müşteri korunur,
kurumsal müşteri sistemi gelişir,
personel daha net çalışır,
işletme sahibi daha bilinçli karar verir.
Bir işletme herkese hitap etmeye çalıştığında sıradanlaşabilir. Doğru müşteriyi tanıyıp ona göre sistem kurduğunda ise güçlenir.
Çünkü sürdürülebilir kârlılık sadece ürün seçimiyle değil, müşteri seçimiyle de oluşur.
Kârlı işletme, en çok müşterisi olan işletme değildir. Kârlı işletme, doğru müşteriyi tanıyan, ona doğru değer sunan ve kendi kaynaklarını bilinçli yöneten işletmedir.